28.11.2018

Duymaz Sağır

Durmadan gökyüzüne bak
İzle bulutların seyahatini
Göçmen kuşları da izle
Nehrin sesini de dinle
Yum gözlerini rüzgara kapıl
Mavinin tonlarını ayırt et
Beyaz nasıl karışmış
Ağaçların kokusunu çek içine
Yaprağın savrulmasını izle
Geçen araba seslerini karıştır bir de
Sonra yolları hatırla
Virajlar çiz 
Tümsekler hayal et
Tozlu çakıllara gül
Kırgınlıkları bırak oraya
Arkanı bile dönme
Sürgün pencerelere
Duymaz sağır ol o vakit

24.11.2018

Serçe

İnsanoğlu garip bir varlık. Sevgiye susuz, değerli olmaya aç. Sırf bu yüzden serçe olmak isterdim. Kanatlarımı kocaman gerdirirdim. Ufka ulaşmaya çalışırdım. Memleketin tüm güzelliklerini görmek isterdim. Sonra kendime uçsuz bucaksız bir yer bulup orada kalırdım hep. İnsanlara yukarıdan bakmak isterdim. Ne yapıyorlar, neye ihtiyaçları var bilmek isterdim. Onlara yardım etmek isterdim. Sevgiye aç insanların pencerelerinde öterdim. Aç insanların kapılarına ekmek bırakırdım. Çocukların omzuna konardım. Yaşlıların ise kalplerine çiçek olurdum. Fakirlerin evlerine bereket olmak isterdim. Zenginlerin ise mutluluk.
Serçeler göç etmezler. Zaten bundandır serçe olmak istemem. Çünkü ben insanları terk etmezdim, yanlarında olurdum. İtip kaksalar bile beni yılmazdım. Yalnızlığa mahkum etmezdim onları. Yerim yuvam belli olurdu. Gelene çayım demlenirdi, gidene de.

23.11.2018

Paramparça

.
.
Bir uçurum özlemi belki aşk
Paramparça, yere çakılacağını bile bile
Sanki elini uzatsan avuçlarında
Sanki kilometrelerce uzak
Böyle imkansız
Böyle mümkün
.
.
İntizar

21.11.2018

Gece

Geceyi mi daha çok seviyorsunuz gündüzü mü?

Peki geceleri neler yaparsınız? Ne düşünürsünüz mesela? Ya da korkar mısınız ondan?

Ben geceleri gündüzden daha çok seviyorum. Çünkü kendi başıma kaldığım, kendimle sohbet ettiğim en değerli zaman benim için. İçimi daha çok dinliyorum. Ona iyi gelecek müzikler açıyorum. Ama geceleri en çok sevdiğim bir şey daha var. Sokaklarda dolaşıp kulağımda kulaklık dans etmek :) Sokaklarda kimse olmasa çılgınca dans ederim, şarkılar söylerim bağıra çağıra :)
Bir de yürürken gökyüzüne bakıyorum. Sanki kayboluyorum orada. Kalbim bir tuhaf oluyor. Nefes alışlarım hızlanıyor. Gözlerim büyüyor. Dudaklarım aralanıyor. Bulutların içinde bulundurduğu gizemi çözmeye çalışıyorum. Sonra diyorum ki geceye, uzan uzanabildiğin kadar ben buradayım. Seni beklerim. Derin gölgelerini seyrederim..

"Kimileri sadece geceleri yaşar, kimileri sadece geceleri yaşadığını hisseder." Ben geceleri yaşadığımı hissediyorum. Peki ya siz? 

18.11.2018

Çiçekli Şiirler Yazmak İstiyorum Bayım!

.
.
Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
Bilmiyorsunuz. Darmadağın gövdemi
Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
Karanlıkta oturuyorum. Işıkları yakmıyorum.
Çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
Acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
Bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
Yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
Bir yağsam pahalıya malolacağım.
Ben bir bodrum kat kızıyım bayım
Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
Fakat korkuyorum. Birazdan da
Kırk üç numara ayakkabılarınızla
Bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
Bu iyi olmaz bayım!
.
.
Didem Madak

17.11.2018

Kadın

Kadın saftır. İnanır çabucak her şeye.
Güvenir, açar içini. Bakmayın somurttuğuna, sıcacık kalbi vardır aslında. O suratsızlığındaki duvarı görmezsiniz siz. Kendini korur, üzülmek istemez. Kalkanı vardır onu çevreleyen. Etten duvar olur bazen. Siz bilmezsiniz içinde ne fırtınalar kopar. Her şeye rağmen dik durur. Mücadele eder.

Arkadaş, kadına değer vereceksin. Düşündüklerine önem vereceksin. Gülüşüne önem vereceksin. Seveceksin onu, hissettireceksin iliklerine kadar. Seninleyken kıymetini bileceksin. Gidince kıymetlenmeyecek, kalışına önem vereceksin. Gözyaşlarına önem vereceksin. Sana olan güvenine önem vereceksin, aklı seni affetmezken kalbine yenik düşüşüne önem vereceksin. Kadının, gururuna önem vereceksin, aklından vazgeçer senin için masum oluşuna değer vereceksin.

12.11.2018

Yalnız

Ormanın en derin yerindeyim
Üşüyorum
Etrafım karanlık
Korkuyorum
Burnuma geliyor bir çiçek kokusu
Ağacın birinde çalıyor hoş bir müzik
Kafam sallanıyor usulca
Sonra ellerim vurdu kucağıma
Dans ediyorum

Müzik sustu
Ellerim durdu
Bitti
Her şey gibi
Herkes gibi..
Gecede bir yıldız
Yandı kor misali

11.11.2018

Büyü, Sev ve Bekle

Ölümlü bir kalbin attığı her yerde,
Umutlu ol.
Umutlar değil de,
kara bulutlar ve hayal kırıklıkları varsa,
kaşlarını çatma çünkü bu bir işe yaramaz,
çünkü her gecenin bir sabahı vardır.
İnançlı ol.
Rüzgarın sandalını ittiği, dalgaların kükrediği her yerde,
Tanrı (bunu unutma) gökyüzüne,
toprağa, rüzgara ve sandalına hükmeder.
İçini sevgiyle doldur ve sadece birini sevme,
bir kutuptan diğerine hepimiz kardeşiz.
Sevgini herkesin iyiliği için harca,
tıpkı güneşin dostunu aydınlattığı gibi.
Büyü, sev ve bekle
Üçünü de göğsünde besle,
huzurlu ve kararlı ol,
başkalarının battığı,
karanlıklarda kaybolduğu yerde sen ışılda. 

9.11.2018

Rengim

Zaman akreple yelkovan arasında bir adım öteye gidemezken, ben zaman durmuş sandım. Kimse beni görmez bilmez sanıp kaçtım bir odanın köşesinde sızlandım. Ağlayabildiğim kadar ağladım. Dokunmadı kimse bana o vakit. Dünya durmuştu. Donmuştu sanki herkes. Elimde en sevdiğim ayıcığım odaları dolaştım teker teker. Her odada bir gözyaşı bıraktım. Sonra aynayı gördüm karşımda. Bir kendime baktım bir de ayıcığa..
Bu benim rengimdi. Ta kendisiydi. Gözyaşlarım damlamış renklerle bürünmüştü. Artık o ben olmuştu.İçinde tutmuş hep beni. Her sarıldığımda ona kalbimi okumuş. Ve benden farksızdı.
Peki ya nasıl o ben olmuştu?

Artık saat 3'ü 5 geçer oldu. Zaman akmaya başladı. Yüreğime huzur doldu. Bundan sonra benim gibi biri vardı.Umudu yıkık dökük, aklım firarda, kalbimde bıçak kesiği bir yara.

Adı artık Rengim.

Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını kar sayma
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevdiğine hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin
Bunu da öğren
Sevdiğin kadar sevilirsin..

Can Yücel

6.11.2018

Etme!

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme!
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun, etme!
.
.
Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru,
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme! 
.
.
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için,
Bizi böyle harab öyle alt üst ediyorsun, etme!
.
.
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer,
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme!
.
.
Mevlana Celaleddin Rumi

5.11.2018

Kırıklıklar

Bazen yenilmek ve kabullenmek gerek. Ders çıkarmak gerek. Hayatı düşünmek gerek. Sadece bu dünya size dönmüyor. Siz yoksunuz koca evrende. Bu yağmurlar da size yağmıyor, çiçekler de size açmıyor.

İnsan kendini seçemiyor, bırakıp gidemiyor. Uzun ya da kısa vadede kendini keşfedemiyor. Öğrenmeye çalışıyorsun. Deniyorsun. Olmuyor belki. Ama yılma. Ne olursan ol insani yönünü kaybetme. Kalbini küçültme, ona bu ihaneti yapma. Avuçların hep kocaman olsun. Hep sev, hep gül, hep büyü. Büyümekten korkma. Adım atmaktan, cesaret etmekten korkma. Hayatında inişler de olacak çıkışlar da. Her şeyin bedelini ödeyeceksin. İyi de olsa o bedel ödenecek kötü de.

Kızıyorum insanlığa. Kızıyorum vicdanınıza. Üzülüyorum da kalbime. Alışkın değil çünkü yüreksizliğe, ihanete, sevgisizliğe.. Ben onu öyle yetiştirmedim. N'olur incitmeyin onu. Küsüyor bana sonra, konuşmuyor benimle, ağlıyor. Geceleri en sessiz köşesine çekiliyor. Kabuk bürünüyor ulaşamıyorum. Sesimi duyuramıyorum.

O yüzden, vicdanınızın sesini kalbinizin gözlerini açın!

2.11.2018

Seni Sevmek

Seni, kış aylarında denizin karaya vurduğu gibi seviyorum. Hani güneş doğar ya doğudan sonra batar batıdan. Heh işte öyle seviyorum. Rüzgarın sesiyle ağaçlarda dans eden yapraklar gibi seviyorum. Dağlarda yanan ateş gibi. Yakamoza aşık olmam gibi seni sevmek. Baktıkça bakasım geliyor. Konuşmadan, düşünmeden huzur buluyorum.

Hadi, gel otur şöyle,
Aynı dili konuşalım seninle,
Hırçınlaşmadan, hırslanmadan,
Bir kenara koyarak gururumuzu..
Açık olalım.

Aslında seni sevmek, bir çocuğun yokuş aşağı bisiklet sürmesi gibi. Biraz heyecan var içinde, biraz da düşecekmiş korkusu..

Susma

Bir şeyler birikir vücudunun ücra köşelerinde. Farkına varmazsın duygularına dokunduğunun, vücudun benimsemiştir onları. Sonra o biriken şey...