12.11.2018

Yalnız

Ormanın en derin yerindeyim
Üşüyorum
Etrafım karanlık
Korkuyorum
Burnuma geliyor bir çiçek kokusu
Ağacın birinde çalıyor hoş bir müzik
Kafam sallanıyor usulca
Sonra ellerim vurdu kucağıma
Dans ediyorum

Müzik sustu
Ellerim durdu
Bitti
Her şey gibi
Herkes gibi..
Gecede bir yıldız
Yandı kor misali


11.11.2018

Büyü, Sev ve Bekle

Ölümlü bir kalbin attığı her yerde,
Umutlu ol.
Umutlar değil de,
kara bulutlar ve hayal kırıklıkları varsa,
kaşlarını çatma çünkü bu bir işe yaramaz,
çünkü her gecenin bir sabahı vardır.
İnançlı ol.
Rüzgarın sandalını ittiği, dalgaların kükrediği her yerde,
Tanrı (bunu unutma) gökyüzüne,
toprağa, rüzgara ve sandalına hükmeder.
İçini sevgiyle doldur ve sadece birini sevme,
bir kutuptan diğerine hepimiz kardeşiz.
Sevgini herkesin iyiliği için harca,
tıpkı güneşin dostunu aydınlattığı gibi.
Büyü, sev ve bekle
Üçünü de göğsünde besle,
huzurlu ve kararlı ol,
başkalarının battığı,
karanlıklarda kaybolduğu yerde sen ışılda. 

9.11.2018

Rengim

Zaman akreple yelkovan arasında bir adım öteye gidemezken, ben zaman durmuş sandım. Kimse beni görmez bilmez sanıp kaçtım bir odanın köşesinde sızlandım. Ağlayabildiğim kadar ağladım. Dokunmadı kimse bana o vakit. Dünya durmuştu. Donmuştu sanki herkes. Elimde en sevdiğim ayıcığım odaları dolaştım teker teker. Her odada bir gözyaşı bıraktım. Sonra aynayı gördüm karşımda. Bir kendime baktım bir de ayıcığa..
Bu benim rengimdi. Ta kendisiydi. Gözyaşlarım damlamış renklerle bürünmüştü. Artık o ben olmuştu.İçinde tutmuş hep beni. Her sarıldığımda ona kalbimi okumuş. Ve benden farksızdı.
Peki ya nasıl o ben olmuştu?

Artık saat 3'ü 5 geçer oldu. Zaman akmaya başladı. Yüreğime huzur doldu. Bundan sonra benim gibi biri vardı.Umudu yıkık dökük, aklım firarda, kalbimde bıçak kesiği bir yara.

Adı artık Rengim.

Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını kar sayma
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevdiğine hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin
Bunu da öğren
Sevdiğin kadar sevilirsin..

Can Yücel


6.11.2018

Etme!

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme!
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun, etme!
.
.
Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru,
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme! 
.
.
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için,
Bizi böyle harab öyle alt üst ediyorsun, etme!
.
.
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer,
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme!
.
.
Mevlana Celaleddin Rumi

5.11.2018

Kırıklıklar

Bazen yenilmek ve kabullenmek gerek. Ders çıkarmak gerek. Hayatı düşünmek gerek. Sadece bu dünya size dönmüyor. Siz yoksunuz koca evrende. Bu yağmurlar da size yağmıyor, çiçekler de size açmıyor.

İnsan kendini seçemiyor, bırakıp gidemiyor. Uzun ya da kısa vadede kendini keşfedemiyor. Öğrenmeye çalışıyorsun. Deniyorsun. Olmuyor belki. Ama yılma. Ne olursan ol insani yönünü kaybetme. Kalbini küçültme, ona bu ihaneti yapma. Avuçların hep kocaman olsun. Hep sev, hep gül, hep büyü. Büyümekten korkma. Adım atmaktan, cesaret etmekten korkma. Hayatında inişler de olacak çıkışlar da. Her şeyin bedelini ödeyeceksin. İyi de olsa o bedel ödenecek kötü de.

Kızıyorum insanlığa. Kızıyorum vicdanınıza. Üzülüyorum da kalbime. Alışkın değil çünkü yüreksizliğe, ihanete, sevgisizliğe.. Ben onu öyle yetiştirmedim. N'olur incitmeyin onu. Küsüyor bana sonra, konuşmuyor benimle, ağlıyor. Geceleri en sessiz köşesine çekiliyor. Kabuk bürünüyor ulaşamıyorum. Sesimi duyuramıyorum.

O yüzden, vicdanınızın sesini kalbinizin gözlerini açın!

2.11.2018

Seni Sevmek

Seni, kış aylarında denizin karaya vurduğu gibi seviyorum. Hani güneş doğar ya doğudan sonra batar batıdan. Heh işte öyle seviyorum. Rüzgarın sesiyle ağaçlarda dans eden yapraklar gibi seviyorum. Dağlarda yanan ateş gibi. Yakamoza aşık olmam gibi seni sevmek. Baktıkça bakasım geliyor. Konuşmadan, düşünmeden huzur buluyorum.

Hadi, gel otur şöyle,
Aynı dili konuşalım seninle,
Hırçınlaşmadan, hırslanmadan,
Bir kenara koyarak gururumuzu..
Açık olalım.

Aslında seni sevmek, bir çocuğun yokuş aşağı bisiklet sürmesi gibi. Biraz heyecan var içinde, biraz da düşecekmiş korkusu..

Yalnız

Ormanın en derin yerindeyim Üşüyorum Etrafım karanlık Korkuyorum Burnuma geliyor bir çiçek kokusu Ağacın birinde çalıyor hoş bir mü...